4. HEMŞİN VE HEMŞİNLİLER

İÇİNDEKİLER
HEMŞİN VE HEMŞİNLİLER


Taşnakçı Ermeniler ile beslemelerine göre Hemşinliler


Ermenilere ve beslemelerine göre Ermeniler Hemşin’e niçin gelmiş?


Ermeniler Hemşin’e nereden gelmişler?


Ermeniler Hemşin’e hangi yılda gelmişler?


Belgelere göre Ermeniler Hemşin’e ne zaman gelmiş?



Taşnakçı ve beslemelerine göre Hemşin’deki Ermeniler ne oldu?


Ermenice konuşanların dilleri kesildi


Ermenilerin ağır vergi ile Türkleştirildi


Ermenice beş koyuna eşitlendi


Ermenice yer altına girdi


Ermeniler zorla İslamlaştırıldı


Hemşin’deki Ermeniler dillerini unuttu


Günümüzde Hemşin/ Çamlıhemşin’de Ermenice konuşuluyor


Taşnakçı Ermenilere ve beslemelerine göre Hemşin nüfusu


Ermeni ve beslemelerine göre Hemşin’de İslamlaşma


Kustukları pislikleri yalayanlar ve Hemşin’de 1915 yılı Ermeni soykırımı


Aynı yıllarda farklı Ermeni kaynaklarına göre Hemşin’deki Ermeni nüfusu


Belgelere göre Hemşin’in nüfusu ve İslamlaşma tarihi


Bazı Ermenilerin Hemşin’deki Ermeniler için tespitleri


Belgelere göre Hemşin’deki Ermeniler ne oldu?


Hemşin’de ihtida hareketleri (Müslümanlığa geçişler)


1520’li yıllarda bölgede Hıristiyan ve Müslüman nüfusu


Kültürel yönden Hemşinliler
Hıristiyan seyyahlara göre Hemşin Türkleri ve Ermenileri
 


HEMŞİN VE HEMŞİNLİLER


Hemşinli bir ırkın adı değildir. Oflu, Maçkalı, Hopalı, Rizeli gibi yaşadığı coğrafyadan adını alan toplumdur.


Taşnakçı Ermeniler ile besleme işbirlikçileri, Hemşin adından yola çıkarak Hemşin Türklerini farklı bir ırkmış gibi göstermeye kalkışırlar. Her bir bölge, il, ilçe, köy ve hatta mahalle bir ırkın adı olsaydı eğer Türkiye’de değil kırk yedi, 47.000 farklı milliyet oluşturmak çok kolaydı.


Günümüzdeki Hemşin toplumu sülale lakaplarından yola çıkarak bölgenin diğer yerlerinde görüldüğü üzere Kıpçak, Tatar, Çepni, Kayı, Karakoyunlu ile Kırımdan, Kafkasya’dan vb. farklı il, ilçe ile köylerden gelen değişik Türk boyu ve Türkmen oymaklarının harmanlaşması sonucunda oluşmuştur. (COŞKUN, 2024)
İspir ile Yusufeli üzerinden değişik zamanlarda gelen Türkmen kollarına Hemşin- Çamlıhemşin trafo merkezi görevi görmüş ve bu Türkmen oymakları Hemşin’den sahile doğru yayılmışlardır. Bölgede Türkleşme/ İslamlaşma güneyden kuzeye yani dağlardan denize doğru olmuştur.
Hemşin bölgede Türklerin önemli toplanma-dağılma üssü olduğu için Trabzon dahi, Rize ve sair birçok ilçede Müslüman nüfus % 5 civarında hatta altında iken 1500’lü yılların ilk çeyreğinde % 32 oranı ile Müslüman/ Türk nüfusunu barındıran Hemşin açık farkla birinci sıradadır.
Sahilden 10 km. içerden başlayan ve Çayeli’nden Hopa/ Sarp’a kadar uzanan dağlık bölgeye Hemşin denilmektedir. Yalnız Arhavi’de Hemşin ile anılan yöre yoktur çünkü geneli Laz’dır.
Hemşin bölgesi, Doğu Hemşin ve Batı Hemşin diye ifade edilir. Aralarındaki farklılık, Doğu Hemşinlilerinin (Hopa/ Hemşin) ilerde açıklandığı gibi özel şartlar nedeniyle kendilerinin oluşturduğu alfabesiz/ yazısız içe dönük pazar/ köylü dili konuşmaları ve Batı Hemşin’de Türkçe dışında bir dilin bilinmemesidir.
 


TAŞNAKÇI ERMENİLER İLE BESLEMELERİNE GÖRE HEMŞİNLİLER


Taşnakçı Ermeniler, yedikleri tokadın acısı geçmemiş ki I. Dünya savaşı öncesindeki emellerinden asla vazgeçmiş değillerdir. Büyük Ermenistan’ı kurma hayalleri bağlamında Ermenistan’dan Karadeniz’e çıkış kapısı açmak öncelikli hedefleridir. Bu yolun da ilk adımın Hemşin bölgesi oluşturmaktadır. Denizden denize (Trabzon/ Adana- Ermenisiz Ermenistan) varma uzun vadedeki projeleridir.


Ermenilerin Erzurum’da, Bayburt’ta, Gümüşhane’de, Adana’da, İstanbul’da gibi birçok il ve ilçelerde çok daha fazla kalıcı izler bırakmasına rağmen Taşnakçıların Hemşin üzerine yoğunlaşmalarının nedeni Ermenistan’ı denizle birleştirme fantezisidir.


Politik ortamın laçkalığın verdiği cesaretle Ermeniler yalnızca Hemşin’de yaşamışlar gibi Ermeni dernekleri, misyoner kuruluşları, Taşnakçı-Hınçakçı ajanları ve yerli dalkavuklarıyla birlikte topyekûn Hemşinliler üzerine saldırıya geçmişlerdir. Bu çetenin gözünde Hemşin düşürülmesi gereken en önemli kale ve elde edilmesi gereken en stratejik cephe konumundadır.


Bu sürüsünün Hemşin’deki Ermenilere Türklerin yaptığı çeşitli zulümler nedeniyle dillerinin Türkçeleştiği ve zorla Müslümanlaştığını Bremen mızıkacıları gibi bıkmadan seslendirirler.
Bu beslemelere soralım; Hemşin’deki Ermenilere yapılan çeşitli eza-cefalar imparatorluğun hiçbir yerinde ve hiçbir zaman diğer Ermeniler ile öbür azınlıklara neden yapılmamıştır? Dilleri niçin Türkçeleştirilmemiş ve dinleri neden değiştirilmemiş? Sorusu sorulduğunda hırıltıları kesilmektedir.


Anadolu’da yaklaşık bin yıl boyunca hiçbir toplum yoktur ki dili ve inancını yitirmiş olsun. Aksine çeşitli nedenlerle Kürtleşen, Lazlaşan, Ermenileşen, Gürcüleşen, Rumlaşan Türkler çok olmuştur.


Ermenilere ve beslemelerine göre Ermeniler Hemşin’e niçin gelmiş?
Arap diktatörlüğü altında inleyen Ermeni halkı Hemşin’e geldi. (HAÇİKYAN, 1997, s. 19, 20)
Tatarların tazyiki sonucu Hemşin’e gelindi. (MANVELİŞVİLİ, 2005, s. 72)
Mamikonyan, “Perslerin baskısı sebebiyle Hemşin’e gelindi.” (HAÇİKYAN, 1997, s. 21)
Selçuklu veya Moğol saldırıları nedeniyle Hemşin’e gelmişler. (SOYSÜ, 1992, s. 126)
Bu iddialara göre Ermenileri Hemşin’e sürenler: Araplar, Persler, Tatarlar, Selçuklular ya da Moğollardır.


Ermeni Vakayinameleri ne Moğollar zamanında ve ne de daha eski dönemlerde Hemşin’e Ermeni göçünden bahsetmez. (GALSTYAN, 2005)


Ermeniler Hemşin’e nereden gelmişler?
Ani şehrinden. (HAÇİKYAN, 1997, s. 24)


Tak ve Kuzey-Batı Ermenistan’dan. (MELKONYAN, 2007, s. 31)
Horasan, Hamadan ve İran’ın diğer bölgelerinden. İran’ın batısında Mezopotamya’nın başkentinden. (ALT, 2005, s. 17, 18)
Büyük Hayk’taki Kotayk ve Aragatsotn’dan. (ALVRTSYAN, 2007, s. 5)
Khorenli’nin tarihinde, Horasan-Batı Türkistan ülkesinden. (BALIKÇI, 1997, s. 39)
Savan gölü civarından. (serbestvezin. Batı Hemşinli kimliğinin... 28 Şubat 2009, E. Ersoy)
Kuzey Vasburagan’dan. (Bitlis-Van) (http://hemshin. Org/tr/history)
Ayrarat eyaletinden. (HAÇİKYAN, 1997, s. 24)
Bir diğer Ermeni’ye göre Nahçivan’dan.


Hatta bazı Ermeniler işi o kadar çığırından çıkarmışlardır ki; “Hemşinlilerin Laz asıllı olup, Ermenileşmiş Çanlar (Tzan) olarak tanımlanır.” (ŞAHNAZARYAN, 2007, s. 138)


Bir başka Ermeni, “Osmanlı idaresi sırasında Laz ülkesine getirilip yerleştirilen Müslüman Ermeniler (Hemşinliler) de.” (SIHARULİDZE, 2005, s. 17)


Bu açıklamalara göre Ermeniler, şimdilik 16 farklı yerden Hemşin’e gelmişmişler.



Ermeniler Hemşin’e hangi yılda gelmişler?
M. Ö. 9-3 yüzyıllarında bu bölgedeydiler. (MELKONYAN, 2007, s. 31)
M.Ö. 620 dolaylarında Hemşin’e gelmişler. (ALT, 2005, s. 17)
789–790 yıllarında, başka bir tarihçiye göre 7. yy. da. (600-699) (HAÇİKYAN, 1997, s. 21, 87)
774–775 yıllarında. (HARUTYUNYAN, 2007, s. 15)


820 yılı. (BALIKÇI, 1997, s. 40)
1064 yılında. (H. SİMONİAN, 2007, The Hemshin, s. 21)
Bizans-Selçuk savaşlarından ya da Moğol saldırılarından kaçarak (1071 veya 1220) Hemşin’e yerleşilmiş. (SOYSÜ, 1992, s. 126)
Bir başka Ermeni, “Osmanlı idaresi sırasında Laz ülkesine getirilip yerleştirilen (1461) Müslüman Ermeniler. (SIHARULİDZE, 2005, s. 17)
Bu iddialara göre Ermenilerin Hemşin'e geliş yıllı arasındaki fark 2350 yılı aşmaktadır. (M.Ö. 900-1461) Gelen Ermeniler de Müslüman olarak gelmişlermiş.


Belgelere göre Ermeniler Hemşin’e ne zaman gelmiş?


Ermeni akademisyen, “Ne yazık ki Ortaçağ, Hamamşen isminden başka hiçbir başka bilgi korumamıştır” (HARUTYUNYAN, 2007, s. 17) derken, hem kendini ve hem de diğerlerini yalanlar.


İki bin yıl önce bölgede Romalılar, Persler, Lazlar, Kartveliler, Yunanlılar, Abazalar, Çerkezler tarih sahnesinde yer alırken; yaklaşık üç bin yıldan beri Ermenilerin Hemşin'de bulunduğunu, Ermeni prensliklerinin kurulduğunu ve Hemşin’deki Ermeni nüfusunun 2-4 milyona vardığı iddia eden bu soytarıların aksine Osmanlıdan önce Hemşin’deki Ermeni varlığından tarih söz etmez.
Gerçek şu ki Trabzon’un alınışı ile birlikte Türklerin eline geçen bölgenin çok yerinde ve Hemşin’de Ermeniler bulunuyordu. Nereden, niçin ve ne zaman geldiklerinin de önemi yoktur.



TAŞNAKÇI VE BESLEMELERİNE GÖRE HEMŞİN’DEKİ ERMENİLER NE OLDU?


a- Ermenice konuşanların dilleri kesildi


“Hemşin’de Ermenice konuşanların dillerinin kesildiği olmuştur (s. 6). Ermenice konuştukları için soykırım kurbanları arasında Müslüman Ermeniler de yer almıştır.” (ALVRTSYAN, 2007, s. 8)


“Sahakyan: 18. yy. da (1700’lü yıllar) Ermenice konuştukları için insanların dilleri kesiliyordu.” (Gor, sayı 4, s. 42)


Bu soytarılara soralım, Hopa/ Hemşinceye Ermeni lehçesi dediğiniz halde Hopa/ Hemşinlilerin dilleri neden kesilmedi?


Dürüst Ermenilerden Varandian 1914’teki yayınlanan kitabında “Rusya’da yaşayan Ermenilere kıyasla, Türkiye’deki Ermenilerin çok daha iyi bir durumda idiler ve kendi kültür, edebiyat ve dil sahalarında daha özgür olmuşlardı.” (SONYEL, 2014, s. 256)


Ermeni rahibin bir başka yalan ise 1817’de (Hemşin) “Halk cümleten Ermenice konuşur.” (BIJIŞKYAN, 1969, s. 63)
Türkiye’yi 47 etnik gruba ayıran kişi, “Osmanlı idaresindeki Ermenilerin oldukça iyi bütünleşmiş bir yapıya sahip olmalarına olanak verdi, onlara büyük bir özerklik kazandırdı (s. 179). Ermeniler geleneksel kültür değerlerinin yaşatılmasında hiçbir engelle karşılaşmamış.” (ANDREWS, 1992, s. 180)
Yunanlı tarihçi, “Osmanlı imparatorluğu, kültür (din), dil, hele etnik ayrılık (ırk) hiç göz önüne alınmazdı.” (YERASİMOS, 2002, s. 37) Benzeri yığınla örnekler.


b- Ermenilerin ağır vergi ile Türkleştirildi
“Ermeniler (Hemşin) ağır vergiden dolayı köylerde Türk olduğu.” (MELKONYAN, 2007, s. 32)
“1530 yılında alınan vergi (s. 26), Ermeni nüfusunun yaklaşık iki katına çıkmasına rağmen 1628 yılında azaltılmıştır.” (GÜVELİOĞLU, 2010, s. 46…)
Bir diğer Ermeni, “Lazlar üçte iki, Hemşinliler üçte bir olmuş. Daha az vergi vermişler” (BÜYÜKKÜRKCİYAN, 2011, s. 76) diyerek Taşnakçıyı yalanlar.
Lazlar iki kat fazla vergiye rağmen Türkleşmemiş, Ermeniler üçte bir vergiye rağmen Türkleşmiş!


c- Ermenicenin beş koyuna eşitlendi
Göç nedeniyle Ermeni nüfusu bu yıllarda Hemşin’de bitme noktasına gelmesine rağmen “Tumayantz, 1858 yılında mollalar “Müslümanlar için yedi Ermenice sözcük bir küfre eşittir” diye fetva verdiler. Fakat Türkçe bilmeyen kadınlar birkaç köyden mollaları sopalarla kovdular, buna karşın erkekler, katliam korkusuyla toplandılar ve her Ermenice konuşanın ağaya beş koyun ceza vermesine karar verdiler.” (HAÇİKYAN, 1997, s. 61)
Ermeni Sahakyan da Ermenice konuşulan kelimeleri toplar, çarpar ve Ermeniceyi koyunlara eşitler. (Gor, sayı 4, s. 40)


d- Ermenicenin yer altına girdi


Bu sefer de ağır vergilerden, dillerin kesilmesinden ve koyuna eşitlenmekten kurtulan Ermenice, köstebek misali yer altına saklanır.


“Hemşin’deki Ermeni dilinin kaybolmak yerine yer altına girmiş olduğudur.” (BÜYÜKKÜRKCİYAN, 2011, s. 29)
Bu şarlatan Hemşin’i tez konusu alır ama amacına uygun tarihi veri bulamayınca Taşnakçı ve beslemelerinin söyledikleri yalanlar üzerine çullanır.


Hemşin’de “Kadınların, çocuklarını kocalarından saklayıp öldüğünü söyleyerek başka bir şehre, kaçırıp orada misyoner okullarına gönderiliyor. Dinlerini korumak için verdikleri direniş sonunda çok ölümler olmuş ve Ermenilerin kanlı vücut parçaları Batum’dan Trabzon’a kadar, oralardan Sinop’a kadar, ortalığa saçılmıştı.” (BÜYÜKKÜRKCİYAN, 2011, s. 21)
Birkaç sayfa sonra, “1908-1914 yıllarında Trabzon, Samsun ve Giresun’da birçok gazete (Ermenilerce 10 gazete) 155 okul, 145 manastır ve kilise, 21 tane de şapel mevcuttu” (s. 32) diyebiliyor.
Hem her türlü özgürlük var diyeceksin ve hem de utanmadan Ermenilerin vücut parçalarının her yere atıldığını söyleyeceksin!


e- Ermenilerin zorla İslamlaştırıldı


Osmanlının sistemi gereği dinde zorlama yapmadığı ve hatta Müslümanlığa geçişi (vergi gelirleri azalmasın diye) zorlaştırdığı halde bu çığırtkanlar bakalım neler zırvalamış:
“Nüfusun önemli bir kısmın zorla İslamlaştırılması Hemşinli Ermeniler için trajik sonuçlara gebe olduğu.” (HARUTYUNYAN, 2007, s. 21)
“Hemşin bölgesindeki zorla İslamlaştırılmış Ermeniler olduğu.” (ŞAHNAZARYAN, 2007, s. 137)
“Tarihsel olarak kanıtlanmış olan zorla İslamlaştırma.” (ALT, 2005, s. 36) (Hemşin)


“Hemşin Ermenileri zorla İslamlaştırılmış.” (MELKONYAN, 2007, s. 29)


Boğaziçi T. C. üniversitesindeki Ermeni sempozyumunda Vardanyan, “13 bin Hemşinli Ermeni zorla din değiştirmiş ve bu sayı azaltılmış sayıdır.”
“Zorla İslamlaştırılıp Türkleştirilen Hemşinliler.” (SAHAKYAN, 2012, s. 67)


Tumayanz ise Hemşin’deki Ermenileri din değiştirmekten kurtulmak için Trabzon, Ordu’ya gönderir. (HAÇİKYAN, 1997, s. 58)


“Mesropyan: Osmanlının baskısından kurtulmak isteyen Ermeniler Hemşin’den uzaklaşmaya ve Güneysu, Kalkandere göç etmek zorunda kalmışlardır.” (Hamşetsu, 2014, s. 23)


Mahir, 1915’de Hemşin’den kıyımdan kaçanları Samsun’a doğru gönderirken, Sahakyan da Hemşinli Ermenileri zorla İslamlaştırılmadan kurtarmak için Hopa ve Borçka’ya yollar.


Osmanlı kıyımından ve zorla İslamlaşmadan kaçanların sığındığı yerler dindaşlarını ve ırkdaşlarının bulunduğu Ermenistan, Gürcistan, Rusya, Avrupa değil de yine Osmanlı toprakları. Bu kişiliksiz kişilerin kişiliklerini ifade edecek kelimeler bulmak cidden çok zor.


“1680 ile 1710 yılları arasında Hemşin ve Kalkandere’de yaklaşık 100.000 Ermeni’nin zorla İslamlaştırıldığı ya da katledildiği ve binlercesinin de ‘İslamiyet ya da ölüm’ dayatmasından kaçmak üzere batıya göç etmiştir” derken; aynı şarlatan utanmadan, 1850’li yıllarda “ (Hemşin) Dağlarında tecrit edilmiş bu insanların hepsi Ermenice konuşuyor, Türkçeyi ise bilmiyorlar.” (KEVORKİAN, 2012, s. 206)
Devamında kaçışı tersine döndürerek, “1915 katliamları sırasında, Yusufeli, Bayburt ve Erzurum’dan kaçan sayısız Ermeni Hemşin’e sığındığı.” (KEVORKİAN, 2012, s. 209)


“Hemşinlilerin İslamlaştırılması, onlarca yıl sürmüş Ermenilerin kahraman direnişlerinin bastırılmasından sonra uygulanabildi.” (HARUTYUNYAN, 2007, s. 22)
“Hemşinli Ermenilerin direniş tarihi (Osmanlılara karşı) sayısız kahramanlık sayfalarıyla doludur.” (ALVRTSYAN, 2007, s. 6)


Zorla Müslümanlaştırma yaşanmış olsaydı eğer gerek 1877-78 savaşı sırasında ve gerekse I. Dünya savaşı döneminde Rus-Ermeni-Yunan işgali altında olan bölgede şartların çok müsait olmasına rağmen bir kişi bile Müslümanlıktan Hıristiyanlığa geri dönmemiştir. Üstelik işgal güçleri zorla Hıristiyan dinini dayatır diye yığınla Laz’ı, Hemşinlisi, Trabzonlusu, Artvinlisi, Gürcüsü ve diğer bölge insanı yollarda binlerce ölü vererek binbir zorlukla Batıya doğru göç etmişlerdir.


1878 yılı Trabzon Salnamesi’nde Maçka’da, Ermeni ve Rum Gayrimüslim 8688 kişi olup Müslümanlardan daha fazla idiler.


Konuyla ilgili belgeleri ölçü alan yüzlerce şerefli, onurlu ve namuslu yabancılar ise bu ahlaksızların tam tersi bir Osmanlı görüntüsü çizerler.


“Osmanlı Devleti’nde hiç kimse ne dini ne de kökeni sebebiyle korkmak zorunda değildi; alışkanlıklara ve geleneklere dokunulmuyordu. Hiçbir köylünün elinden toprağı; hiçbir vatandaşın elinden dükkânı veya tezgâhı alınmamıştır.” (JORGA, 2007, s. 220)


Yunanlı Yerasimos: “İddia edildiği gibi, sistemli bir Müslümanlaştırma olsaydı 1923’e kadar bu bölgede (Doğu Karadeniz) Hıristiyan nüfusun varlığı söz konusu olamayacaktı.”


“Bütün Türk idaresi müddetince Hıristiyan bir cemaat mevcudiyetini inkıtasız (kesintisiz) olarak muhafaza etmiştir.” (RAMSAY, 1960, s. 448)


“Sultan (Fatih) Samsun’dan Gürcü sınırına kadar olan bölgeyi, kaleleri, köyleri ve halkını fazla zorlukla karşılaşmadan ve savaşmadan ele geçirdi.” (MİLLER, 2007, s. 60)


Kartveli tarihçisi Svanidze, “Trabzon’un fethini izleyen günlerde Osmanlı kuvvetleri, Trabzon Rum İmparatorluğu’nun Çoruh nehrine kadar olan topraklarını aldılar.” (GÜMÜŞ, 2007, s. 37) Direnişle karşılaşmamalarının sebebi ise Gürcü adını almış Hıristiyan Kıpçaklar ile Hıristiyan Lazların Türkleri kendilerine yakın gördükleri içindi.


f- Hemşin’deki Ermeniler dillerini unuttu
“Ana dilini unutarak Türkçeyi benimseyen Hemşinliler.” (SAHAKYAN, 2012, s. 64)


Aynı prof./ doç. Ermeni (unvanları yalandır) Hikmet Akçiçek’in sorumlu yazı işleri müdürü olduğu Ermeni yandaşı dergide, “18. yy. da Ermenice konuştukları için insanların dilleri kesiliyordu. 1723 yılında yazılmış bir mektupta, Hemşin’de 1723 yılında insanları kitlesel olarak İslamlaşmaya zorluyorlar” (Gor, sayı 4, s. 42) diyebiliyor.


“1850 yıllarında “Hemşinli kadınlar Türkçe bilmezlerdi.” (TULUMCYAN, 2007, s. 105)
Bir başka Ermeni, 1850’lerde “Hemşin dağlarında tecrit edilmiş bu insanların hepsi Ermenice konuşuyor, Türkçeyi ise bilmiyorlar.” (KEVORKİAN, 2012, s. 206)


1700’lü yıllarda Ermenice konuşanların dilleri kesilmiş ve zorla Müslümanlaştırılmış fakat 1850 yılında herkes Ermenice konuşuyor ve Türkçeyi bilmiyorlardı deniliyor!


Bu şarlatanlara karşılık belgeler ise 1840’lı yıllarda Hemşinlilerin (Türkler) civar illerdeki Ermenileri rahatsız ettiğini ve bu nedenle Katolik patriği de Hemşinliler hakkında şikâyette (Osmanlı) bulunduğunu belirtmektedir. (BOA. Dosya no: 45, Gömlek no: 49, Fon kodu: A. DVN.)


“Hemşinlilerin dili (Ermenice) ne zaman yitirdiklerine dair yeterli veri bulunmamaktadır.” (ÖZKAN, 2013, s. 101)


“Buradaki yerleşim alanları (Doğu Karadeniz), geçmişten gelen davranış biçimlerini ve yerel lehçeleri koruyan soyutlanmış barınaklardır” (MEEKER, 2005, s. 105) derken, haklı olarak inancın değiştirilmesinin ve dilin unutulmasının mümkün olmayacağını vurguluyor.


Hemşinlilerin Müslümanlaşma ile birlikte dillerini unuttuğu iddiasını bir an için doğru kabul edelim ve bilim ahlakından yoksun bu şarlatanlara soralım:


Kürtler Müslümanlığı kabul etti, dillerini unuttu mu? Hayır.


Lazlar Müslüman olunca dilini unuttu mu? Hayır.


Müslümanlaşan Gürcüler dilini unuttu mu? Hayır.


Çerkezler, Abazalar Müslüman olunca dillerini unuttu mu? Hayır.


Pomaklar, Arnavutlar, Boşnaklar dillerini unuttu mu? Hayır.


İmparatorlukta dilini unutan toplum var mı? Hayır.


Hopa/ Hemşinceye Ermenicedir diyen Bremen mızıkacılarına soru: Hemşin’deki gibi Hopa/ Hemşinlilerin dilleri neden kesilmedi?


Batı Hemşin’deki Ermeniler 1915 yılında Tehcire tabi tutulup İspir’e gönderilirken; soytarıların Ermeni dedikleri Hopa/ Hemşinlilere niçin Tehcir uygulanmadı?


Mahir, Erivan kaynaklarından alıntı yaparak, “Hemşin’de 20. yüzyılın başında (1900 yılı) 20 bin Hıristiyan ve ondan biraz fazla sayıda da Müslüman Hemşinlinin yaşadığı.” (BİRYOL, 2014, s. 54)


Bu tespitini doğru kabul edelim ve soralım: Ermenilerin dilleri kesilmişse, Ermenice yer altına girmişse, koyuna eşitlenmişse, dillerini (Ermenice) unutturulmuşsa, ağır vergilerle ve işkencelerle Türkleştirilmişse 20. yüzyılın başında 20 bin Hıristiyan varlığını nasıl sürdürebildi?
İmparatorluğun her hangi bir döneminde ve yerinde hiçbir dil unutulmamış ama bu sahtekârlara göre Hemşinliler Ermeniceyi unutmuş! İnsan onuru bu kadar mı ayağa düşer?



g- Günümüzde Hemşin/ Çamlıhemşin’de Ermenice konuşuluyor


Mahir, 1950’lerde Hemşin’de yaşlı kadınların Ermenice konuştuğunu babası aracılığı ile belirtir (ÖZKAN, 2013, s. 101) der ve yeni bir yalan daha piyasaya sürer.


“Anadili koruma, Türkçe konuşan (Batı) Hemşinli Ermenilerin bir kısmı bile Hemşin (Ermeni) lehçesini bilir.” (ALVRTSYAN, 2007, s. 12)
“Baş Hemşin’de çok kişi biraz Ermenice konuşabilir.” (TULUMCYAN, 2007, s. 102)


Vardanyan Ermenisi önceki iddialarının tam tersine, “Rize’deki Müslüman Hemşinlilerin büyük bir kısmı, son yirmi-otuz yıl içinde, ne yazık ki anadilini unutmuş. Rastladığım kişilerden yalnızca bazı yaşlılar Ermenice konuşabiliyordu” (ÖZKAN, 2013, s. 84) diyebilmektedir.
Çakma prf. doç. Sahakyan: “18. yy. da Ermenice konuştukları için insanların dilleri kesiliyordu.” (Gor, sayı 4, s. 42) Kitabında, “Ana dilini unutarak Türkçeyi benimseyen Hemşinliler ” (2012, s. 64) ifadesini kullanırken; verdiği röportajda bambaşka yeni bir yalan daha üretir: “Filmde insanlar (Hemşin’de, 2016 yılı) Ermenice konuşuyor ama diyor ki ben Türküm. Bu çok acı bir şey bizim açımızdan ama bu bir gerçek.”


Gerçeklerin çok başka olduğunu bilmelerine rağmen Ermeni Ermenilik görevini yaparken; bu adi iftiralara beslemelerin bile bile çanak tutmalarını, dergilerine ve kitaplarına taşımalarının izahını yapabilmek mümkün değildir. Bu endemik türleri ancak Anadolu’da bulmak mümkündür.


Hemşin’deki Müslüman toplumunun tarih boyu Türkçe dışında ikinci bir dili olmamıştır.


h-Taşnakçı Ermenilere ve beslemelerine göre Hemşin nüfusu


“Hemşin’de, 1600 yılında Hemşinli Ermeniler 10 bin aile.” (MELKONYAN, 2007, s. 32) 10 bin aile, ortalama 50-60 bin kişi eder.
Halbuki 1626 yılında Müslümanlar, Ermeniler ile birlikte Hemşin’in tamamı (vergiden muaf olanlar dahil) 1307 hanedir. (TKGM. Arşivi, No 122, s. 79a-88b) Üçte birini Müslüman hane dersek, Ermeni hane sayısı yaklaşık 800 olur. Bu da ortalama 4-5 bin kişi demektir.
Bir başka Ermeni akademisyen, “Rusya’daki Hemşinli Ermenilerin 300-400 bin olduğu ve Hemşinli Ermenilerin 1,5–2 milyon arasında nüfusu bulunduğu.” (ALVRTSYAN, 2007, s. 10, 11) 2 milyon nüfus en az 400 bin aile eder.


Hemşin o yıllarda 30 köy civarında olup 2 milyon nüfusa göre her köyde 67 bin Ermeni bulunuyor demektir. Bu durumu Anadolu’nun köy ve şehirlerine orantılı şekilde yayarsak rahatça 4-5 milyar Ermeni nüfusuna ulaşırız.


Ermeni, “Günümüzde dört milyon Müslüman Hemşinli Ermeni vardır (s. 114), Türkiye’de 2-3 milyon İslamlaşmış Ermeni vardır (s. 119), Türkiye’deki Ermeni sayısı 4,5 milyondur.” (KHANLARI, 2007, s. 119)


Bunları yazan prof. ve üniversitede ders verebiliyor. Aralarından onurlu biri çıkıp ne yapıyorsun diyemiyor. Bizdeki dalkavuklar da bu yalanlara tepki vermedikleri gibi çanak tutup alkışlıyor.
Bölgeyi sık sık eden Taşnakçı prof. Vardanyan (prof. etiketi sahtedir), “1700 yılı başlarında Hemşin’de yaklaşık on bin Ermeni olduğunu... (s. 21) Birkaç sayfa sonra 1700 de Hemşin’de yaklaşık 8-10 bin Ermeni evi bulunduğunu iddia eder.” (BÜYÜKKÜRKCİYAN, 2011, s. 27) Her kişiye bir ev.


i-Ermeni ve beslemelerine göre Hemşin’de İslamlaşma
Meerker ve Bryer’e göre, Hemşin'de İslamlaşma XV. yüzyılın başlarında başlar (1415 yılları). (ERSOY, 1994, s. 36) Bu tarihlerde bölgede Osmanlı yoktu ve Ermenilerin din değiştirmesi düşünülemez. Kastettikleri Türklerdir çünkü Müslüman Türklerin bölgeye göç etmesi Osmanlı gelmeden önce başlamıştı.


“Osmanlılar Bursa ve İznik’i zapt ettikleri zaman orada üç kuşaktan beri iskân etmekte olan Müslümanları bulmuşlardı.” (GIBBONS, 1998, s. 13)
“İslamlaşma XV. yüzyıldadır.” (1400-1499 yılları) (SOYSÜ, 1992, s. 126) Bu yıllarda Hemşin Türk hâkimiyetinde olup kast ettikleri sözde Ermenilerin Müslümanlaşmasıdır.
“1512-1520 yılları arasında İslamlaşma gerçekleşmiştir.” (ALT, 2005, s. 36)


“Hemşinlilerin din değiştirmesinin tarihi birkaç yüzyıl geriye kadar gidiyor.” (SIVASLIYAN, 2013, s. 200) 1400, 1500, 1600, 1700 yılları aralığında olmalı.


“1630’lu yıllarda İslam’a geçilmiştir (s. 7). 1690’lı yıllarda Hemşin’de İslamlaşma tamamlanmış.” (HARUTYUNYAN, 2007, s. 22)


Ermenistan’ı ziyaretleriyle bilinen bir başka akademisyen, “İslamlaşma, XVII. yüzyılda olmuştur. (1600-1699 yılları aralığında) (ERSOY, 1994, s. 36)


Dumezil, “İslamlaşma 18. yy.ın başında başlar.” (1700-1715 yılları) (MEEKER, 1977, s. 225)
Bir başka Ermeni diğer Ermenilerin hepsini yalanlayarak, “O zamanki Hıristiyan kaynaklara göre Hemşin nüfusu 1630 yılında tamamen Hıristiyan’dı.” (TULUMCYAN, 2007, s. 93)
“Dashian: İslamlaşma süreci 17. yy. sonlarına doğru başlar.” (1685-1699 arası) (ALT, 2005, s. 37)


Haykuni Ermenisi, “1700’lü yıllarda Hemşin’de 8-10 bin hane (40-50 bin kişi). Yeniçerilerin etkisi altında Türkleştiler.” (Ogni, sayı 8, s. 60)


“Mesropyan: 17 ve 18. inci (1600-1700) yıllardaki nüfusunun neredeyse tamamı (Hemşin) Ermenilerden oluşmaktaydı.” (Hamşetsu, 2014, s. 23)
“Vixman: İslamlaşma sürecini 18. yy. başlarında başlatır.” (1700-1715 yılları) (ALT, 2005, s. 37)


“Tumayantz: 1690-1700’lü yıllardan hayli yıllar sonra İslamlaşma vuku bulmuştur.” (1750-1800 yılları). (HAÇİKYAN, 1997, s. 58)
“Sahakyan: 1723 yılında yazılmış bir mektupta, Hemşin’de 1723 yılında insanları kitlesel olarak İslamlaşmaya zorluyorlar.” (Gor, sayı 4, s. 42)


Prof. Ermeni, “1877-1878 yıllarında Hemşin kazasının 33 köyünde 13 binden fazla Ermenice konuşan vardı.” (MELKONYAN, 2007, s. 34)
“Artzruni, 1780–1820 yıllarında İslamlaşma oluşmuştur.” (HAÇİKYAN, 1997, s. 59)


“Vardanyan, Hemşin ve Karadere Ermenilerinin Müslümanlaşma sürecini 1840-1850 yıllarında Osmanlı mollalarının baskısının artmasıyla oluşur.” (BÜYÜKKÜRKCİYAN, 2011, s. 24)
“Benninghaus, İslamlaşma oldukça geç ve uzun sürmüş.” (ERSOY, 1994, s. 36) Geç dönemi XVIII. yy. sonundan başlatırsak ve uzun sürdüğünü dikkate alırsak, İslamlaşma 1800-1915 yılları arasındadır.


“19. yy. sonunda (1900 yılı başı) İslamlaştırılmış Hemşinli Ermeniler.” (TULUMCYAN, 2007, s. 91)


Ermeniden dönme olduğunu iddia eden Mahir, Yerevan (Erivan) kaynaklı kitaptan (adı belli değil) alıntı yaparak, “Yüzyılın başında (1900) Hemşin’de yirmi bin Hıristiyan ve bundan biraz daha fazla sayıda Müslüman Hemşinli yaşıyordu.” (ÖZKAN, 2013, s. 100)


Aynı Mahir: “Hemşinlilerin Müslümanlaşma süreci, kalan son Hıristiyan Hemşinlilerin (Ermeniler) de 1915’te soykırıma uğraması ile tamamlanır.” (BİRYOL, 2014. s. 55)


Bir toplumu zan altına bırakabilecek ciddi iddialar belgelere dayanmalıdır. İftira atanların yüzlerine tükürülüyor.



Kustukları pislikleri yalayanlar ve Hemşin’de 1915 yılı Ermeni soykırımı


Bu güruh, 1500’lü yıllardan başlayarak 1900’lü yılları arasında Ermeniler sürgün edildi, zorla Müslümanlaştırıldı, dilleri kesildi, vücut parçaları yollara savruldu, Ermeniceyi unutturdular, Ermenice yer altına girdi, koyuna eşitlendi, ağır vergilerle Türkleştirildiler derken; bu sefer de kustukları bütün pislikleri yalayarak ve yaladıklarını yutarak 1915 yılında Hemşin’deki Ermeni nüfusun soykırıma uğradığını söylüyorlar.


Hemşin’de göç nedeniyle bitme noktasına gelen Ermeni nüfusu için Ermeni Prof. “1877-1878 yıllarında Hemşin kazasının 33 köyünde 13 binden fazla Ermenice konuşan vardı (s. 34). Birinci Dünya savaşı arifesinde (1913) Trabzon vilayetindeki Ermenilerin sayısı 100 bine ulaşmıştır. Bunlardan 65 342 Hemşinli idi. Jön Türk iktidarı tarafından, I. Dünya savaşında (1914-1915) İslamlaştırılmış Hemşinli Ermenileri katlettiği” (MELKONYAN, 2007, s. 35)


Bir başka Ermeni, “1915 yılına kadar bazı verilere göre Hıristiyan Ermeni sayısı 100 binden fazla olup İslamlaştırılmışların rakamı daha da fazlaydı.” (ALVRTSYAN, 2007, s. 8)


“Hemşinli Hıristiyan Ermeniler, Ermeni soykırım yıllarında (1915) Türk vandalların kurbanı oldu.” (HARUTYUNYAN, 2007, 23)


“Mahir: Hemşinlilerin Müslümanlaşma süreci, kalan son Hıristiyan Hemşinlilerin (Ermeniler) de 1915’te soykırıma uğraması ile tamamlanır.” (BİRYOL, 2014. s. 55)


“1914–15 olayları ise bölgede Hıristiyan Hemşinlilerin varlığını tamamen yok etmiştir.” (Dr. E. Gürsel Ersoy. serbestvezin. Blogspot. Com, 28 Şubat 2009)
Bir başka Ermeni: “1915 katliamları sırasında, Yusufeli, Bayburt ve Erzurum’dan kaçan sayısız Ermeni Hemşin’e sığındığı.” (KEVORKİAN, 2012, s. 209)


Ermeniler hem çeşitli zulümlerle 1600’lü yıllardan başlayarak Müslümanlaştırılmış veya yok edilmiş iken; hem de 1915 yılında 100 binden fazla Ermeni Hemşin’de varmış ve soykırıma tabi tutulmuş. Aynı Hemşin 1915 yılında civar illerdeki Ermeniler için korunma, sığınma merkezi olmuş. İnsanda az da olsa onur, şeref, haysiyet olur. Kişi kendi kendini bu kadar küçültür mü? Düşmanlığın bile bir mertliği vardır.


Aynı yıllarda farklı Ermeni kaynaklarına göre Hemşin’deki Ermeni nüfusu


“Rusya’da çıkan bir derginin 1873 tarihli bir sayısında, Hemşin bölgesinde bir Ermeni kilisesi ile seksen iki Ermeni ve Rum Hıristiyan bulunduğunu belirtilir.” (ÖZKAN, 2013, s. 84) Kilisenin bulunduğu yer Elevit olduğu kuşkusuzdur ve doğru bilgidir.
Ermeni patrikhanesinin nüfus sayımına göre “1913-1915 yılları arasında Rize’de bir yerleşim yerinde (Elevit) 35 Ermeni ve bir manastır vardı.” (KEVORKİAN, 2012, s. 62) Doğrudur, bu Ermeniler de 1915 yılında Tehcir nedeniyle İspir’e gitmişlerdir. 2-4 milyon Ermeni’den 35 Ermeni’ye...


İlginç olan, “Ermenilerin itiraz edecekleri nüfus kayıtlarının tutulmasını sağlayan Osmanlı İstatistik Umum Müdürlüğü’nün 1897-1903 yılları arasındaki müdürü bir Ermeni olan Mıgırdıç Sınabyan’dır.” (ÖLMEZ, 2010, s. 28)


BELGELERE GÖRE HEMŞİN’İN NÜFUSU VE HEMŞİN’DE İSLAMLAŞMA TARİHİ


Yerli yabancı bütün araştırmacılar Osmanlı kayıtlarının doğruluğundan şüphe etmez çünkü Osmanlı Türkleştirme ve İslamlaştırma politikası izlememiştir.


Hanedanın varlığı vergi ve askerlik kaynakları üzerine inşa edildiği için Osmanlı bu iki konuya çok önem vermiştir. Bu nedenle erkek nüfusu tespit için zamanına göre kayıtları mükemmel tutmuştur. Sayımın yapılmaması veya eksik yazılması hem Müslim, hem Gayrimüslim nüfusu az göstermek veya yazmamak vergi ve asker kaybı demek olduğundan Osmanlı’nın hiç istemeyeceği durumdu. Hatta vergi nedeniyle koyun, at, eşek sayıları kalem kalem yazılırken; kadın ilk kez İttihat Terakki döneminde ve 1905 yılı nüfus sayımında kendine yer bulabilmiştir.


Soyadı kanunu ile birlikte ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Efendi, Bey,


Beyefendi, Paşa, Hanım, Hanımefendi ve Hazretleri gibi lakap ve unvanlar kaldırılmıştır. Vatandaşlar arasında imtiyazlar eşitlenmişti.
Yerli-yabancı araştırmacılar, Osmanlı belgelerinin güvenilirliğinden şüphe etmezler çünkü Osmanlı, İslamlaştırma/ Türkleştirme gayesi taşımamıştır. Arşivleri de yerli-yabancılara açıktır.


Osmanlıda milliyetler Müslim ile Gayrimüslim şeklinde nitelendirilmişti. Kendilerine Türk demekten şiddetle kaçınmış ve Türk adını alçalttıkça alçaltmıştır.


Hemşin adı, bölge ile ilgili ilk defter olan 1486 tarihli Trabzon Mufassal Tahrir defterinde geçmektedir. Bu defterde Hemşin zaiminin Niş’li (Niş, Balkanlarda Osmanlının eyaletlerinden biri) Karaca olduğu yazılıdır. (BOA.MAD, nr. 828, s. 642) 1515’de Hemşin seraskeri Ali Koruk, zaimi ise Mahmud Çelebi, Hemşin-i Bala kalesi dizdarı Ayaz oğlu Rüstem’di. (BOSTAN, 2020, s. 53)


Hemşinlilerin 1800, 1850 ve hatta 1900’lu yılların başında Hıristiyanlıktan İslam’a geçtiğini söyleyen şarlatanlara karşı kayıtlar, 1530 yılında Hemşin’de iki cami (BOA. TTD. No 387, s. 732-733), yine bu yıllarda yalnızca Çamlıhemşin’de Mollaveyis, Meydan, Çat, Kale-i Bala, Baş, Varoş gibi Türkçe/ Arapça/ Farsça köy adlar bulunduğunu, bölgenin geçmişini okuma adına ve sahtekârların yalanlarını deşifre etme açısından önemli delillerdir. Farsça ve Arapça adları bölgeye Türklerin getirdiği kesindir.


1600 yılının son çeyreğinde Hemşin’de tamamı Müslüman olan köy vardı. (BOA. KK. 2697 s. 126)


Hemşin’in Akyamaç köyünde Musluoğlu Hüseyin ağanın ölümü, mezar taşında 1118 (1706) yılı olarak yazılıdır. (GÜVELİOĞLU, 2010, s. 164) Kişinin 70 yaşında öldüğünü, babasının da 20 yaş büyük olduğunu kabul edersek 1500’lerin sonunda bu aile Müslüman’dı ve daha eskileri de Müslüman/ Türk’tü. Çünkü aksini ispat edebilecek hiçbir kanıt yoktur.


T. Gökbilgin, “1523 kayıtlarında Hemşin kazası üç nahiyeden (Hemşin, Kara Hemşin, Eksanos) oluşmaktadır. Hemşin zaimi Mahmut Çelebi, Hemşin seraskeri Ali Koruk’tur. 34 köyde 214 Müslüman hane ve 457 Hıristiyan hane vardı.” (Belleten, sayı: 102, (1962), s. 322, 323)
Hemşin’de, 1523 yılında Müslüman/ Türkler 214 hane, 1682 yılında ise 209 hanedir. (BOA. K. K. 2703, s. 30 a-31 a-b)


1564 yılında Gayrimüslimlerin Müslümanlara oranı % 91’e yükselmiştir (s. 134). 1583 yılında Gayrimüslim (Ermeni) nüfus 4603 kişiye çıkmıştı. (BOSTAN, 2020, s. 135)
150 yıl içinde Müslüman nüfus gerilerken, Ermeni nüfusu 457 haneden 870’e yükselmiş (1682) ve yaklaşık iki kat artmıştır. (BOA. K. K. 2697, s.122-132)


1520’li yıllarda Lazlar arasında ihtida olayı büyük boyutlara ulaşmışken, Rize’de yeni Müslüman olanlar varken, Hemşin’deki Ermeniler arasında ihtida eden (Hıristiyanlıktan Müslümanlığa dönen) bir kişi bile yoktur.


“1486’da Atina (Pazar) kazasında 32 Müslüman haneye karşılık, 2140 Hıristiyan hane (Laz) vardı. 1554 yılında ise 1559 hane Müslüman ve 686 Hıristiyan hane vardı.” (BOSTAN, 2002, s. 219)
Bu yıllarda (1500 yıllarının ilk çeyreği) İslamiyet, Lazlar arasında patlama yapmıştır. Pazar’ın yalnız Aranaş/ Darılı köyünde 108 hane ve Talvat/ Tütüncüler köyünde 49 hanenin yeni Müslüman olduğu kayıtlara geçmiştir. (1530 yılı, BOA. TTD. 387, s.732-742)


1523 yılında Atina’nın (Pazar) Zavandos köyünde 30 Hıristiyan hane (Laz), 7 Müslüman-i nev vardı. (Yeni Müslüman olan) (T. Gökbilgin, Belleten, sayı 102, s. 324)


1520’li yıllarda Hemşin’de 456 hane Hıristiyan, 214 hane Müslüman vardır. (Tapu Tahrir Defteri, no 387, s. 733) % 32 Müslüman. Bu verilere göre Hıristiyan (Ermeni) nüfus 2300’e yakındır. Müslüman (Türk) nüfus da 1000’i biraz aşkındır. Bu yıllarda Trabzon dahi bölgede Müslüman nüfus oranının en yüksek olduğu yer Hemşin’dir.


1530 Hemşin kazası kayıtlarında Müslüman ve Gebran (Hıristiyan) hane sayıları köy köy verilmekte ve hemen her köyde Müslüman haneler bulunmaktadır. Hatta bazı köylerde Müslüman haneler, Gayrimüslimlerden fazla olduğu görülmektedir. (387 numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Karaman ve Rum Defteri s. 731-733)


1554 yılı kayıtlarında Hemşin’de Müslüman nüfusun çok azaldığı görülür çünkü buradaki Müslüman Türklerin ileride görüleceği gibi Hopa’ya gittikleridir.


Hopa/ Hemşin ile ilgili sülaleler hakkında bilgi verenlerin büyük çoğunluğu, Hemşin’den Hopa’ya göç ettiklerini söylerler. Sülale lakaplarındaki birliktelik bu durumu doğrular. Batı ve Doğu Hemşin Türklerinin dillerindeki bazı ortak olan özel kelimeler ve –uş mastar eki de tespitlerimizi pekiştirir.


“1554 yılında Hemşin kazasının Müslim 354 kişi, Gayrimüslim 3643 kişi idi (s. 133).


1564 yılında Gayrimüslimlerin Müslümanlara oranı % 91’e yükselmiştir (s. 134).


1583 yılında Hemşin kazasında 30 köy bulunmakta idi ve Gayrimüslim nüfus 4603 kişiye çıkmıştı.” (BOSTAN, 2020, s. 135)


1626 yılında Hemşin'de Müslim ve Gayrimüslim toplam 1118 hanedir. (TKGM. Arşivi, No 122, s. 79b...)


Bu defterden sonra 1682 yılında tutulan kayıtta Hemşin’de Ermeniler 870 hanedir. Aynı yılda Müslüman-Türk hane sayısı 209’dur. (BOA. K. K. 2697, s. 122-132)


1515-1682 yılları arasında Hemşin’de Gayrimüslim (Ermeni) nüfus 167 yılda % 87 oranında büyümüştür. (BOSTAN, 2020, s. 137)


1520’lerde Ermeniler 456 hane, Türkler 214 hane iken; 160 yıl sonra Hemşin’de (1682 yılı) Ermeniler 870 hane, Türkler 209 hanedir. % 18,5 Müslüman Türk ve % 81,5 Hıristiyan Ermeni’dir.


160 yıl içinde Müslüman Türk nüfusu artacağı yerde gerilemiştir. Ermeni nüfus ise yaklaşık iki kat çoğalmıştır. İddia ettikleri gibi eğer Ermenilere şiddet ve zorlama yapılarak Ermenilerden Müslümanlığa geçiş olunsaydı, Ermeniler azalıp yok olmalı ve Türkler çoğalmalıydı.


Rize kaza merkezinde 1554 yılında 674 Hıristiyan (125 hane ve 49 mücerret) ve 5 Müslüman (1 hane) vardı. (BOA. TD, nr. 288, s. 282-285)1682 yılında 50 Gayrimüslim (% 1) ile 6883 (% 99) Müslüman nüfus bulunuyordu. (BOSTAN, 2020, s. 119)


1682 yılında Hemşin kazasında 25 köy olup, 4350 Gayrimüslim ve 1318 Müslüman (görevliler dahil) kişiydi. (BOSTAN, 2020, s. 136) 1682 yılı kayıtlarına göre Hıristiyan nüfusun % 98’e yakını Hemşin kazasında, 50 kişisi Rize kazasında ve 45 kişisi de Mapavri (Çayeli’nde) ikame ediyordu (s. 152). Diğer kaza ve nahiyelerde Hıristiyan nüfus kalmamıştı. (BOSTAN, 2020, s. 223)


Osmanlı devletinin çöküşünün hızlandığı 1700’lü yılların tahrir defteri kayıtları bütün bölgede yenilenememiştir. 1700’lü yıllarda yeni göçlerle Müslüman/ Türk nüfusun köylerde çoğalması, arazi darlığı, devlet otoritesinin zaafa uğraması, devletin yerini ayanların alması, eşkıyalıkların artması gibi nedenlerden dolayı hemen her yerde olduğu gibi Ermeniler ve Rumlar köyleri terk ederek yine Osmanlı sınırları içinde daha güvenli olan merkezlere doğru göç etmişlerdir.


II. Mahmut döneminde (1800’lü yılların ilk çeyreği) Hemşin’de Gayrimüslim 92 kişi, Müslüman nüfus ise 5.908 kişi idi. (D. CRD. d. 40739/ 3)


1836 yılı kayıtlarında Hemşin'de 68 Hıristiyan/ Ermeni nüfusu vardır. (BOA. D. CRD.40593)


1838 yılında Hemşin'de Müslüman/ Türk nüfus 6045’e yükseldi. (BOA. NFS. d. 1136)


1842 yılında Hemşin’de Ermeni erkek nüfus 99 dur. (BOA. NFS. d. 1144, s. 469–470) Ermenilerin gurbete gidip gelmeleri nedeniyle rakamlarda az da olsa oynamalar olmaktadır.


Alman botanikçi Karl Koch, 1842 yılında Hemşin'de “sağa sola dağılmış topu topu 1500 ev mevcut” (HAÇİKYAN, 1997, s. 30) der.


Hemşin yöresini adım adım gezen Koch’un dikkatini çekmemiş ki bu yıllardaki Hemşin’deki Ermeni nüfus yoğunluğundan bahsetmemiştir.


1849 yılında Kolona köyünde 2, Meydan’da 2, Elevit’te 10, Mollaveyis’de 7 Ermeni hanesi vardır. Erkek nüfus ise 81 kişidir. (BOA. NFS. d. 1138)


1869 Trabzon Salnamesinde Hemşin nahiyesinin 32 köyünde 24 hane Ermeni ve 88 nüfusu zükûr (erkek nüfus) vardı.


H. 1286 (1870) tarihli Trabzon Salnamesinde Lazistan Sancağına Arhavi kazasına bağlı Hemşin nahiyesinde Gregoryen Ermenilere ait 1 sibyan mektebinde 29 öğrenci öğrenim görmektedir. (H. 1286 T.S. s. 74-75.)


“1881-1882’de yapılan nüfus sayımında Rize’de Ermeni nüfus yokken, Atina (Pazar) kazasında (Hemşin) 44 Ermeni nüfus bulunmaktadır.” (GÖYÜNÇ, 2005, s. 72)


“1910 yılı Trabzon Salnamesinde Hemşin’de Ermeni nüfus 10’u erkek ve 10’u kadın 20 kişidir (s. 472). 1914’te Atina’da (Hemşin/ Elevit) 28 Ermeni nüfus mevcuttu.” (SAKİN, 2007, s. 260)


Elevit’teki son 4-5 Ermeni hane de tehcir nedeniyle 1915’de İspir’e gönderilmiştir.


Ermeniler dilleri kesilmişse, çeşitli işkenceler yapılmışsa ve ağır vergilerle zorla Müslüman edilmiş iseler 1915 yılına kadar Hemşin’deki varlığını koruyan Ermenilerin durumunun izahını kim ve nasıl açıklayacaktır? Anadolu’da Gayrimüslimler 1000 yıla yakın varlıklarını kesintisiz nasıl sürdüre bildiler? Daha yakın zamanda yüzbinlerce Ermeni ve Rum Anadolu’nun çok yerinde nasıl isyana kalkışa bildi?

Bazı Ermenilerin Hemşin’deki Ermenilerle ilgili tespitleri


“Asıl Hemşin, doğal ve coğrafik koşulları hayvancılık ve tarımın gelişmesine aşılması güç engeller oluşturuyordu. Bu nedenle ve nüfus artışı sonucu yeni yerleşim bölgeleri ve yeni yurtlar edinmek üzere uzak ülkeler göç etmeye zorluyordu.” (HAÇİKYAN, 1997, s. 64) Doğru tespittir.
“Andrews: 1700 yıllarında Hıristiyan kalanlar, bölgeyi terk edip Trabzon’a yerleştiği…” (BALIKÇI, 1997, s. 21) Doğrudur, Rize ve Ordu’ya da gidenler olmuştur.
“18. yüzyıl başında Sürmene'de Ermeni nüfusun sayısı 16 bine ulaşıp çoğu Hemşin’den göçtüğü.” (TULUMCYAN, 2007, s. 93) Sürmene’ye göç edilmiştir ama sayı kat be kat abartılıdır.


1817 yıllarında Ermeni papaz: “Hemşin’den gelen Ermeniler Trabzon’da 200 ve köylerinde 500 haneden fazladır (s. 108). Sürmene’deki Ermeniler Hemşin’den gelmiş olup bugüne kadar Ermenice konuşurlar, Ermeni lakaplarını da muhafaza etmişlerdir.” (BIJIŞKYAN, 1969, s. 115) Doğrudur.
“1860-70 yıllarında Hemşinli Ermenilerin göçtüğü.” (ALVRTSYAN, 2007, s. 8)
“1835 yılında Trabzon’da Ermeni nüfus % 6,3 iken (James Brant), 1878 yılında % 15’e yükselmiştir (Trabzon Salnamesi).” (YILMAZ, 2006, s. 57)
“Yaklaşık yüz yıl önce (1900'lü yıllar) onlarca bin Hemşinli Ermeni’nin göçtüğü.” (HARUTYUNYAN, 2007, s. 15) Göç doğrudur ama verilen sayı yalandır.
Belirtilen rakamlar her zamanki gibi abartılı olsa bile bir yönden gerçeği yansıtmaktadır. O da Hemşin’deki Ermenilerin Osmanlı topraklarına, özellikle sahildeki şehir ve ilçelerine göç ettiğidir.


Belgelere göre Hemşin’deki Ermeniler ne oldu?


Sürmene’ye göç eden Ermeniler yüzünden verginin tam olarak toplanılamadığı Hemşin’de, 1612/13 senesi Trabzon Şeriyye Sicil defterindeki bir kayıtta (No 1821, s. 118) “on yıldan az zaman geçmiş olanların (Ermenilerin) Hemşin’e geri gönderilmesi istenmiştir.” (GÜVELİOĞLU, 2010, s. 47)


“1681/ 82 yılında 870 haneden 180 Ermeni hanesi Hemşin’den göç ederek Mapavri (Çayeli) ve Trabzon livasına yerleşmiş bulunuyordu. Çayeli’ne 18 hane, Trabzon’un 22 yerleşim yerine 123 hane, Sürmene’nin üç yerine 7 hane ve Maçka’nın 4 yerine 32 hane yerleşmişti.” (BOA. KK. 1673, s. 37)


180 haneden terk-i vatan olmamıştır. Trabzon’a sayısı belirtilmeyen göçlerin zaman zaman kayıtlara geçtiği vakidir.
Ordu kazasına 18. yüzyıl başlarında Hemşin’den göç eden Ermenilere rastlanmaktadır (s. 12). Ordu kazasının 1831 yılı nüfus kayıtlarında Çavuşlar, Emekse, Burtan köylerinde Hemşin’den gelen 96 Ermeni nüfusu vardı. (İlhan Ekinci, 19. Yüzyılda Ordu Kazasında Ermeni Nüfusu ve Göçler, s. 21)


Sonuçta Hemşin’deki Ermenilerin göç ettiği kesindir.


Hemşin’de ihtida hareketleri (Müslümanlığa geçişler)


“1515 yılında Rize’de yeni Müslümanların (nev-i Müslim) toplam Müslüman nüfus içindeki oranı % 68.27 idi (s. 192). Rize kazasında ihtida edenlerin çok geniş bir alana yayılmış Kıpçak kökenli Çaklı sülalesi ile diğer Hıristiyan Türk boyları oldukları görülmektedir.” (BOSTAN, 2020, s. 198-214) (Belgeleri ile birlikte)


Aynı yıllarda Lazlar arasında ve bölgenin her yerinde ihtida hareketleri büyük boyutlara ulaşmışken; Hemşin’de ihtida kayıtlarına rastlanmaz. (BOA.TD, nr. 387, s. 731-733) Ermenilerden Müslümanlığa geçiş olmamıştır.


Vergi ile bağlantılı olduğu için mahkeme kararı olmadan Müslümanlığa geçilemezdi. Vergi gelirleri azalmasın diye Osmanlı ihtidayı zorlaştırmıştı.
Ermeni nüfusunun dorukta olduğu 1619– 1737 yılları arasında Hemşin’de, “Trabzon Şer’iyye Sicil Defterlerinde Hemşin’deki Ermenilerden 7 kişinin Müslümanlığa geçtiği tespit edilmiştir. (GÜVELİOĞLU, 2010, s. 65)


1737 yılından sonra 56 yıl içinde Hemşin’de 2 ihtida olayı yaşanmıştır. (Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi, 2005, sayı 155, s. 69)


Baskı ve yönlendirme olup olmadığını tespit için şehirde konsoloslukların, ilçelerde Hıristiyan cemaatinin ileri gelenlerinin yer aldığı mahkemede ihtida eden bu kişilerden birinin mahkeme kararı:
“Hemşin kazasında İncirlik nam karye sakinlerinden olup küfür halinde Abram veledi Serkes nam Ermeni gelüp halen (kelime-i şehadet getiriyor) deyup batıl dinden beri olup Din-i İslam’a dâhil oldum dedi de ismi Mahmud tesmiye olunduğu.


Der Fi Cemaziyelahir 1103 (1691 yılı)


Şuhudu’l hal: Saadetlü Ahmet paşa hazır hala. Mehmet Efendi tab’i müşarun ileyh. Berberzade İbrahim ağa. Mehmet Beşe hazır. Ramazan efendi.” (Trabzon Şeriyye Sicil no: 1859, Sayfa no: 129)


Bir diğeri,


“Hemşin kazasına tâbi Baş Hemşin nâm karyeden olup medine-i Trabzon'da Subaşı dükkânında kuyumcu olan küfrî hâlinde ismi Manok ve babası ismi Haçador nâm zimmi şeref-i İslâm ile müşerref olup İsmi Ahmet tesmiye olmakla mersûm Ahmet mahfil-i kazada bâtıl dinden teberrî edip hak din Muhammed aleyhisselâtü ve's-selâm hazretlerinin hak olan dinine girip “Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve rasûluhu” dediği bu mahalle kayd şod.


Hurrire fî 25 min Saferi'l-hayr sene 1124 (1712)


Şuhûdü'l-hâl: Hasan Beşe, Ali Beşe ibn-i Ömer dellâl, Odabaşı Yüzüncü, Huddâm.” (Trabzon Şeriyye Sicili No. 1873, Sayfa, 107)


Müslüman oluşun sebepleri meçhul. Müslüman kızla evlenme isteği, gerçekten inanmışlık…
Ağır vergilerle, işkencelerle, Ermenicenin koyuna eşitlenmesi, Ermenicenin yer altına girmesi, Ermeni kıyımı yapılaması ve dillerinin kesilmesi gibi adice iftiraların sonucunda yekûn 9 kişi (aile değil) Müslüman olmuştur. Kendi verilerinden yola çıkarsak (Hemşin’de 2-4 milyon Ermeni varmış) Hemşin’de Müslüman olan Ermeni oranı 200-400 binde 1’i bulmaz. Denizde bir damla.


İmparatorluğun çok yerinde olduğu gibi Hemşin'de de Ermenilerle Müslüman Türkler 400 yılı aşkın sure beraberce yaşamışlardır. İki toplum arasında din farklılığı duvar görevini görmüştür.


Bölgeye ilk gelen Türklerin Müslüman olarak gelmeleri, Hıristiyanlaşıp Ermenileşmelerini önlemiş ve kimliklerinin günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Gelenler eğer İslam’ı tam olarak özümsememiş olsaydı, çok yerde örneği yaşandığı gibi bulunduğu topluma göre Hıristiyanlaşıp Ermeni, Kartveli ve Rum kimliklerine bürüneceklerdi. Okur-yazar toplumun toplu olarak din ve dil değiştirdiğinin örneği tarihte yaşanmamıştır.


“Andrews: Hemşinlilerin Ermeni kökenini öfkeyle reddetti, Ona göre Ermeniler inançlarından vazgeçmeyecek kadar fanatiklerdi. Ortak “ırksal özellikler” de görülmemekteydi.” (ALT, 2005, s. 39)


1520’li yıllarda bölgede Hıristiyan ve Müslüman nüfusu
“1520 de Trabzon merkez, 1084 hane Hıristiyan, 201 hane Müslüman (s. 163-165). % 15,6 Müslüman.
1523 yılında Akçaabat’ta 4021 hane Hıristiyan, 279 hane Müslüman (s. 183). % 6,4 Müslüman.
Maçka’da 2006 hane Hıristiyan, 105 hane Müslüman (s. 187). % 5 Müslüman.
Of’ta 2681 hane Hıristiyan, 8 hane Müslüman (s. 208). % 0, 3 Müslüman.
Sürmene’de 1985 hane Hıristiyan, 58 hane Müslüman (s. 200). % 2,8 Müslüman.
Yomra’da 1942 hane Hıristiyan, 35 hane Müslüman (s. 194). % 1,8 Müslüman.
Rize’de 5455 hane Hıristiyan, 57 hane Müslüman (s. 215). % 1,3 Müslüman.
Pazar’da 2702 hane Hıristiyan, 2 hane Müslüman (s. 219). % 0,07 Müslüman.
Arhavi’de 2834 hane Hıristiyan, 149 hane Müslüman (s. 228). % 5 Müslüman.
Hemşin’de 456 hane Hıristiyan, 214 hane Müslüman.” (BOSTAN, 2002, s. 222) % 32 Müslüman.


Özellikle sahil kesimine inmek için göç güzergâhları arasında Yusufeli, Hemşin, Maçka başı çekmiş ve İkizdere üzerinden de göçler zaman zaman yaşanmıştır. Kafkasya, Kars, Erzurum, İspir, Bayburt ve Gümüşhane’den sahile inmenin atlama taşlarını bu yerler oluşturmuştur.


Kafkasya’dan, Azerbaycan’dan, İran’dan ve yakın iller üzerinden gelen Türkmen oymaklarının en önemli uğrak yeri Yusufeli’dir ve bölgenin Türkleşmesin genel merkezidir. Bu nedenle Yusufeli’nin her bir köyündeki akraba çeşitliliği, bölgenin hiçbir köyünde yoktur.


Kültürel yönden Hemşinliler
‘Her kültür bir milleti, her millet bir kültürü temsil eder’ gerçeği ile Hemşin Türkleriyle Ermenilerin 450 yıl civarında bir arada yaşamalarına, Ermeni prof. ların yoğun araştırmalarına ve yerli beslemelerin bütün gayretlerine rağmen iki toplum arasında dil, din ve soy gibi konularda birliktelik tespit edememişlerdir.
Bölgeye gelen Türkler özellikle ilk kez karşılaştıkları yer, bitki ve yöresel araç-gereç adlarını Ermenice de olsa olduğu gibi kabul etmiş veya kendine göre algılamışlardır. Bu doğal sürecin normal sonucudur. Genel durumda ise Türkçenin Ermeniceye verdiği kelimeler aldığından kat kat fazladır.


Ermeni yazarın tez çalışması sırasında Hemşin’deki tespiti, “Ermeni sözü genellikle sataşma ve bazıları için küfür olarak kullanılıyor.” (BÜYÜKKÜRKCİYAN, 2011, s. 71)


Ermenilerle Hemşinli Türkler arasında kültürel birliktelik bu derece birbirine yakındır ve bu anlayış bölgenin geneline yaygındır.


Hemşin Türklerinin halk inançları, folklorik değerleri ve diğer gelenekleri Türk dünyasındaki kültürel unsurlarla aynıdır. Hemşin'deki dokunan çorap motifleri, yaylacılık geleneği ile evlere işlenen tamgalar ve 1600’lü yıllara uzanan mezar taşları Türk kimliğini haykıran diğer seslerdir.


“Doğal mezarlarından, kara ya da beyaz taştan yapılan, oldukça kaba yüksek kabartma koç tasvirlerinden anlıyoruz. Bununla birlikte koşumlu at heykelleri de yapıyorlardı; bu gelenek de bize Orta Asya Türklerinin cenazelerle ilgili eski gelenek ve göreneklerini hatırlatmaktadır.” (ROUX, 2015, s. 319)


Hemşin’de de gidip gördüğüm taştan oyulmuş yüzyıllar ötesine uzanan koç heykeli mezar taşı vardır.


Hıristiyan seyyahlara göre Hemşin Türkleri ve Ermenileri
Ermeni yazar, “İslam Hemşinlileri (Türkler) yiğit, özverili, dürüst ve içtendiler” (s. 62) ve aynı yazar, İspanyol seyyahın anılarından alıntı olarak (Clavijo, 1404 yılı) “Onlar Ermeni Hıristiyan olmakla beraber kötü huylu ve yaramaz insanlardır.” (HAÇİKYAN, 1997, s. 36)


Cümlenin doğrusu, “Bunlar, Ermeni ve Hıristiyan olduklarını söyledikleri halde, hepsi de hırsız ve eşkıyadırlar.” (CLAVİJO, 2016, s. 250)


Clavijo, uzun seyahatini bitirip İspanya’da ele aldığı eserinde Türkler aleyhine tek cümle etmemiştir ve çok kere övgü ile bahsetmiştir ama Rumların kendilerinden sık sık haraç almalarını da belirtmeden geçmemiştir.
“Ermeniler teröristtir. Barışçı Hemşinliler asla Ermeni olamaz. Ermeniler inançlarından vazgeçmeyecek kadar fanatiklerdi.” (ALT, 2005, s. 39)
Bölgedeki ziyareti nedeniyle Ermenilerin sık sık kaynak gösterdiği Koch, 180 sene öncesindeki Ermenilerle ilgili tespiti:
“Tüm seyahat boyunca üzücü rastlantılarım oldu ki Hıristiyanlar ve özellikle Ermeniler tüm şarkta ahlak bakımından Müslümanlardan, hatta haydutlardan ve şeytanperestlerden daha aşağı bir seviyede bulunuyorlar ve Ermeni kaynaklarına güvenilmez.” (Rüdiger Benninghaus, Bilim Adına Siyaset Yapmak, s. 81) Kişilik yönünden de benzerlik yok.


🔇